Kayboluşu aydınlatılamayan Agatha Christie’nın sırlarıyla olan ölümü

Ünlü cinayet romanlarının yazarı Agatha Christie, bir gün yazdığı romanları gibi gizemli bir olay yaşayacağını kendisi bile tahmin edemezdi. Öyle ki, yazarın yaşadığı kaybolma olayı günlerce, haftalarca gazete manşetlerinde inmedi. Bütün İngiltere’nin hatta dünyanın konuştuğu kaybolma öyküsü yazarın ölümün üzerinden asırlar geçmesine rağmen bir türlü aydınlatılamadı. Nitekim ünlü romancı kaybolma sırlarıyla birlikte öldüğünde; bu gizem hep konuşuldu, yazıldı, çizildi. Yazarın kaybolması üzerine çeşitli spekülasyonlar yapıldı. Bu spekülasyonlardan biri de kocasının yazarı öldürdüğü ve gölette attığı yönündeki iddialardı.

Çünkü Agatha Christie, kocasının kendisini aldattığını ve yasak aşk yaşadığını düşünüyordu. Hatta bunun için kocasıyla defalarca kavga ettiği bile olmuştu. Agatha Christie, Aralık 1926’da arkasında hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu. Yürütülen geniş çaplı operasyona rağmen ünlü polisiye yazarı bir türlü bulunamadı. On bir gün sonra bir kaplıca otelinde ortaya çıktığında, kocasının metresinin adını kullandığı öğrenildi.

Ünlü yazar, kayboluşu ve o arada ne yaptığıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Bugüne dek bu gizem çözülememiş, o on bir günde yaşananlar hiçbir zaman öğrenilememiştir.

Agatha Christie’nın arabası, bir göletin eknarında terk edilmiş halde bulunur. Öyle ki ünlü yazarın sevenleri, Agatha Christie’nın öldüğünü ve gölete düşerek boğulduğu konusunda neredeyse hemfikir. Ağaçlara çarpılmış şekilde bulunan arabada, yazarın hiçbir izine rastlanılmadı.

Yazarın ortadan kaybolmasıyla adeta yer yerinden oynar. Bazı senaryolara göre; kocasının kendisini aldattığını, başka bir ilişkisinin olduğunu ve bu yüzden kocası yazarı öldürdüğünü ve cesedi de ortadan kaldırdığı söylentileri dilden dile dolaşmaya başlar.

Dönemin gazetelerine yansıyan haberler…

Gerçek sır…

Bütün istihbarat ve dedektif elemenlarını harekete geçiren kayboluş hikayesi, tam yazarın kitapları gibidir. Agatha Christie, tam 11 gün sonra Harrogate’te bir otelde ortaya çıktı. Bir tür unutkanlık yaşadığını duyurdu ve bu olaydan bir daha asla bahsetmedi. Ölümünden sonra yayınlanan biyografisinde bile bu olaydan oldukça kısaca bahsediliyor, adeta geçiştiriliyordu.

Agatha Christie’ye yakışan bir hikaye olmuştur aslında. Çünkü o bütün kayboluşların, cinayetlerin ve katillerin en gizemli olanlarını anlatmıştır bizlere. Hayal dünyamızda bu ilginç olaya binlerce senaryo kurup, fikirler üretebiliriz fakat gerçek sırrına hiçbir zaman ulaşamayacağız.

Kitap sayfası için ileitşim:

[email protected]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir